Ana sayfa Sinema 72. Cannes Film Festivali’nde Gözden Kaçmaması Gereken 5 Film

72. Cannes Film Festivali’nde Gözden Kaçmaması Gereken 5 Film

487
0

Ödüle doyamayan filmleri bir kenara bırakıp gözden kaçabilecek 5 filmi mercek altına alıyoruz. 

1 KOİRAT EİVAT KAYTA HOUSUJA” 

Yönetmen : J.P. VALKEAPAA

Finlandiya yapımı bu film, eşinin ölümü sonrasında yas surecini atlatamayan bir kalp cerrahının tesadüfen sadomazoşizm ile tanışması ve acıyı acı çekerek yenme çabasını konu alıyor. Açıkçası yönetmenin filmi yer yer böyle bir hikayeyi anlatırken düşündürebilecek yüzeysellik tuzaklarına takılıyor. Çeşitli cinsel fetişlerin bir aşırılık olarak resmedilmesi veya bu gibi aşırılıkların karakterlerin travmalarıyla ilişkilendirilmesi gibi… ayrıca başkarakterin takıntı haline getirdiği ‘dominatrix’ karakterini içselleştirmek konusunda da kararsız kalmışa benziyor yönetmenimiz. Filmin bütününe baktığımızda karakterine acımak ya da onu yargılamaktan yana da tavır koymuyor. Klişe yönlerine takılmazsanız; iyi çekilmiş, iyi oynanmış ve seyircisini salondan mutlu yollayacak bir ‘kendini iyi hisset’ filmi. 

2“LİTİGANTE” 

Yönetmen : FRANCO LOLLİ 

Profesyonel olmayan oyuncuların doğal performanslarından güç alan bir dram. Oğlunu yalnız başına büyüten, bir yandan iş yerinde süregelen yolsuzluk araştırmasının merkezinde yer alan diğer yandan da kanser tedavisi gören annesiyle çatışan Silvia’nın  izliyoruz. Yönetmen Lolli, filmin ritmine önemli katkısı olan diyalogları da alan açan gerçekçi bir yönetmenlik anlayışı seçmiş Silvia’nın  oğlu Antonio’yu canlandıran çocuk oyuncu ise filmin en büyük sürprizi. 

3“LE DAİM”  

Yönetmen : QUENTİN DUPİEUX

Sıradışı komedileriyle tanıdığınız yönetmenimizin yeni filmi de ziyadesiyle ilginç bir fikir üzerine kurulu. Filmin baş karakteri George takıntı haline getirdiği guderi ceketi satın alabilmek için evini ve ailesini terk eder, elinde avucunda ne varsa bu cekete yatırır. Fakat takıntısı bununla sınırlı kalmaz. İnsanları ceket giymekten vazgeçirmeye, dünya üzerinde kalan tek ceketin kendisininki olmasını aklına koyar bu seferde… Aslında bir nevi fıkra gibi duran bu fikri neyse ki fazla uzatmıyor yönetmen.77 dakika süren film, tatlı bir komedi gibi başlayıp giderek tekinsiz bir hal alıyor ve sonlarına doğru korku turune  dahi göz kırpıyor. 

4“BACURAU” 

Yönetmenler : KLEBER MENDONÇA FİLHO & JULİANO DORNELLES

Film, adını Brezilya’nın kırsalındaki bir köyden alıyor. Bu köy zorba bir belediye başkanı tarafından, akıl almayacak kadar kötü şekilde idare edilmekte. Yaklaşan  seçimlerin arifesinde zorla oy toplamaya çalışan başkan, halkın gözünü korkutmak için Amerikalı kiralık askerlerle işbirliği yapmaktan kaçınmayacak birisi. Fakat halk ayaklanma hazırlığı içerisinde… Adını olayların geçtiği köyden alan filmin açılışında ‘günümüzden birkaç yıl sonra’ diye bir yazı beliriyor ekranda. Yönetmenler ülkelerinin içinde bulunduğu halden, faşizan söylemleriyle öne çıkan Bolsonaro gibi bir başkanın Brezilya’yı sürükleyeceği yerden dolayı endişeliler. Daha da önemlisi öfkeliler ve filmlerinde öfkelerini gizlemeye çalışmıyorlar. Belki kusursuz bir film değil ama yönetmenlerinin haklı öfkesinden aldığı güçle benzersiz bir seyir  deneyimine dönüşüyor. 

5“LİBERTE” 

Yönetmen: ALBERT SERRA

Yönetmenin geçen yıl Berlin’de tiyatro oyunu olarak sahneye koyduğu ‘Liberte’nin film versiyonuyla Cannes’da ‘belirli bir bakış’ bölümündeydi. Açıkçası son yıllarda herhangi bir büyük festivalde bu kadar fazla seyircinin terk etti daha doğrusu seyirci sayısındaki azalmanın film boyunca düzenli şekilde devam ettiği başka bir film var mıdır bilmiyorum. Fakat herkesin zevkine hitap etmediği açık olsa da ‘Liberté’ gerçekten  benzersiz bir film. Albert Serra, Fransız Devrimi öncesinde saray çevresinden kovulan bir grup aristokratın ormanda geçirdiği bir geceyi ve bu gece boyunca giriştikleri cinsel aktiviteleri anlatırken tatmin edilemeyen arzu üzerinden siyaset ve güç üzerine düşündürüyor. 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here