Ana sayfa Sinema 90’lar Gençlik Kuşağından Nostalji Tadında Film Önerileri

90’lar Gençlik Kuşağından Nostalji Tadında Film Önerileri

4122
0

Hatırladığımızda çok uzak yıllar geçmiş gibi gözükmese de, 90’lı yılların üzerinden neredeyse 20 sene geçmiş. Bazılarımızın çocukluğundan hayal meyal hatırladığı, bazılarımızın ise gençlik çağına damgasını vurmuş filmleri sizin için derledim. Keyifli okumalar.

1Edward Scissorhands  (Makas Eller – 1990)

Bir Noel’de küçük bir kızın büyükannesine sorduğu ‘kar neden yağar?’ sorusuyla başlar Edward Scissorhands. Büyükannenin biraz sonra bu soruya yanıt olarak anlatmaya başlayacağı hikaye Edward’ın hikayesidir. Uzun yıllar önce bir şatoda yaşayan ve bir sürü icat üreten bir mucit, günün birinde bir insan yaratmaya karar vererek bu kez ona bir de kalp vermeyi akıl eder. Üretmiş olduğu bu canlı varlığın görsel açıdan bir insandan hiçbir farkı yoktur. Bu canlıya Edward (Johnny Depp) ismini veren mucit, Edward’ın ellerini tamamlayamadan ölür. Edward, o günden sonra bu devasa şatoda, elleri yerine monte edilmiş makaslarla bir başına kalakalır. Tim Burton’ın yönetmenliğini yaptığı film, gotik görselliğine rağmen içimizi ısıtan bir sevgiyi anlatmaktadır.

2Clueless (Fırlama Kızlar – 1995)

90’ların en efsane gençlik filmlerinden biri olan Clueless, Türkçe’ye Fırlama Kızlar adıyla çevrilmişti ve adından da anlaşılacağı üzere lise çağındaki kızların hayatına, onların gözünden bakılmasını sağlayan bir filmdi. Ekose mini eteklerin, uzun ve rengarenk çorapların, çeşitli saç bantlarının ikon haline geldiği ve akıllarda aradığımız, hayalimizi süsleyen bir görsel şölen yaratmıştır. 

3Dazed and Confused (Genç ve Heyecanlı – 1993)

Genç ve Heyecanlı, bir grup ergenin bir gün içinde yaşadığı maceraları beyaz perdeye taşıyor. Gelmiş geçmiş en iyi gençlik filmleri arasında sayılan Richard Linklater imzalı Genç ve Heyecanlı, son sınıfa başlayacak bir grup liseli ile birinci sınıfa yeni başlayacakların dünyasına sızıyor. Birçok Hollywood yıldızının ilk kez boy gösterdiği, Linklater’in ilk stüdyo çekimi olma özelliğine taşıyan bu film, alıntı yapılan diyaloglar açısından bitmek tükenmek bilmeyen bir kaynak olmasının ötesinde inanılmaz zenginlikte bir müziğe de sahip. 

410 Things I Hate About You (Senden Nefret Etmemin 10 Nedeni – 1999)

Shakespeare’in “Taming of the Shrew” oyununun modern bir uyarlaması olan bu film, henüz yeni tanınmaya başlayan Heath Ledger’i Patrick rolüyle kalplerimize daimi bir prens olarak kazıdı. Film, iki zıt karakterli kız kardeşten küçük olan Bianca’nın, babasından izin alabilmek adına ablası Kat’e, okulun asi çocuğu Patrick Verona’yı ayarlamaya çalışmasını konu almaktadır. Filmi izledikten sonra “Can’t Take My Eyes Off of You” şarkısını Heath Ledger’dan başka birinden bir daha asla dinlemek istemeyecek, bizim lisede neden bir Patrick Verona ve trampet takımı yoktu ki diye hayıflanacaksınız.

5Singles (Bekarlar – 1992) 

Singles, isminden de anlaşılacağı üzere odak noktası ikili ilişkiler olan ve aynı zamanda 90’lı yıllara damgasını vurmuş “grunge” tarzını her şeyiyle görebileceğiniz bir dönem filmidir.  Film boyunca baş kahramanları henüz 20’li yaşlarının başında olan Janet (Bridget Fonda), Steve (Campbell Scott), Cliff (Matt Dillon) ve Linda (Kyra Sedgwick)’nın farklı hayat deneyimlerine ve duygularına ortak oluruz.

6Reality Bites (Gerçekler Acıtır – 1994)

Reality Bites, her gencin başından geçireceği  mezun olma, iş hayatına atılma, doğru aşkı bulma gibi hem korku hem de heyecan verici dönemleri konu aldığı için, üzerinden 25 sene geçmiş olmasına rağmen taze bir film olarak izlenebilir. Başrolde idealleri ve hayalleri olan Lelaina (Winona Ryder) ve 90’ların bütün kafa karışıklığına sahip olan Troy (Ethan Hawke)’un çatıştıkları ve kesiştikleri noktaları izlemek; hayal ettiklerimizle, kaybettiklerimizle, kabullenmek zorunda kaldıklarımızla bize çok şey hatırlatıyor..

7American Pie (Amerikan Pastası – 1999)

Amerikan Pastası’nın 1999 yılında gösterime giren ilk filmi, bir nesli üniversite hayatının güzellikleriyle tanıştıran film olarak da bilinmektedir. Eğlencesi, aşka karşı bakış açısı hatta ve hatta cinsel esprileriyle, sadece mizahı ile değil cesur yapısıyla da ilgi odağı olmayı başarmıştır. Hala açıp izlediğinde ilk gün ki tadı veren ve fütursuzca kahkaha atmanıza olanak sağlayan Amerikan Pastası, devam filmlerinin düşük seviyesinden dolayı başarısız bir seri olarak anılsa da, ilk filmin tadıyla hafızalarımızda yer almayı sürdürüyor.

8Rushmore (Çılgın Liseliler – 1998)

Masalsı yönetmen Wes Anderson’dan, nevi şahsına münhasır bir lise komedi izlemeye hazır mısınız? Okulun karizmatik ve fazla sosyal öğrencisi Max Fischer’ın etrafına kurulu olaylar örgüsünde, bolca gülecek ve bu şahane sinematografiye hayran olacaksınız. Jason Schwartzman, Bill Murray ve Olivia Williams gibi isimlerin başrolleri paylaştığı Rushmore, Wes Anderson sinemasını bizlere sevdiren üst düzey anlatısıyla ilgi odağı olmayı başarmış bir filmdir.

9Before Sunrise (Gün Doğmadan Önce – 1995)

İşte lise koridorunda çarpışmanın ya da aileden gizli verilmiş ev partisinde tanışmanın çok daha ötesinde, bir neslin tren duraklarında aşkı aramasına neden olmuş o film. Trende tanışan ve Viyana’da inip, tüm günü orda geçirmeyi kararlaştıran Jesse ile Celine’in hikâyesi, hiç şüphe yok ki sinema tarihinin en mükemmel anlatılarından birini temsil etmektedir. Daha sonrasında 2 devam filmi daha çekilecek olan ve “Before Üçlemesi” adıyla anılacak halkanın ilk filmi olan Before Sunrise, bu iki gencin şehri turlarken ettikleri sohbetle hafızalara kazınmış ve izleyenleri gönülden yakalayan bir film olarak öne çıkmıştır. Listemizin favori ismi olan Richard Linklater’in yönettiği Before Sunrise’ın başrollerinde ise Ethan Hawke ve Julie Delpy yer alıyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here