Ana sayfa Edebiyat Feminizm İçerikli 8 Kitap Önerisi

Feminizm İçerikli 8 Kitap Önerisi

538
0

Feminizm ve kadınların hayat hikayelerini anlatan fantastik, distopik, biyogrofik tarzda yazılmış kitapları sizler için derledik. Keyifli okumalar dileriz.

1Kadınlar Ülkesi

Charlotte Perkins Gilman’ın distopik tarzda yazdığı kitabın konusu sadece kadınların yaşadığı bir ülke keşfeden üç erkek arkadaşın ülkedeki dili ve yaşam tarzını anlamalarını konu ediniyor. Kitaptaki ülkede yaşayan kadınların gücü, ve becerileri hoş şekilde betimlenmiş durumda. Kadınların erkekler olmadan da yaşayabileceklerini anlatan kitap distopik ve feminem tarzıyla okurlara yeni bir dünyanın kapılarını aralıyor.

2 Damızlık Kızın Öyküsü

Margaret Atwood’un kaleme aldığı ve 1985 yılında basılan kitap feminist distopya tarzında yazılmıştır. Konusu çeşitli nedenlerle doğurganlığın azaldığı ülkede bebek nüfusunun artmasını isteyen bir grup hükümete darbe yaparak yönetimi ele alır. Kadınları çeşitli sınıflara ayırarak kendi bedenleri hakkında söz hakkı tanımaz. Kadın haklarının sömürülmesini en açık şekilde gördüğümüz kitap feminist distopya kitapları arasında adından bolca söz ettirmektedir.

3 Kendine Ait Bir Oda

Virginia Woolf’un 1929’da yazdığı Kitap, kadınların kurmaca dünyadaki yerini, gerçek dünyadan hareketle belirlemeye çalıştığı bu eserinde kadınların kurmaca dünyada var olabilmeleri için iki şeye ihtiyaçları olduğunu söyler: kendine ait bir oda ve para. Erkeklerin egemen olduğu yazın dünyasında kadının rolü nedir, kadınların bu dünyada var olabilmeleri mümkün müdür gibi sorulara cevap bulabileceğiniz kitapta, özellikle Shakespeare’ın onunla aynı yetenekte bir kız kardeşi olsa idi onun sonunun nasıl olacağına ilişkin yazdıkları işin aslını özetler mahiyette. Virginia Woolf’un feminizm etkileri taşıyan bu eseri kadınların toplumdaki yerini gözler önüne seren sanat ve cinsiyet yoğunluklu bir çalışma niteliği taşımaktadır.

4Karanlığın Sol Eli

Ursula K. Le Guin’in 1969 yılında yayımladığı Karanlığın Sol Eli kitabında olaylar ‘Kış’ adlı gezegende geçmektedir. Romandaki karakterler iki cinsiyeti de vücutlarından barındıran olağanüstü varlıklardır. Yılın belli dönemlerinde hormonal durumlarına göre erkek veya kadın olmaktadırlar. Toplum, kadın ya da erkek ayrımı yapmaksızın bireyleri kategorize etmekten kaçınmıştır. Cinsel kimlik bir statü ya da güç aracı olarak kullanılmamaktadır. Romanda Cinsiyetsiz yaşamın toplumsal, siyasal etkileri, toplumdaki bireylerin hayata, yaşadığı dünyaya bakışlarını nasıl şekillendirdiği inandırıcı bir örgüyle oluşturulmuştur.

5Feminist Manifesto

Chimamanda Ngozi Adichie, bir gün çocukluk arkadaşından bir mektup aldı. Arkadaşı, kızını feminist olarak yetiştirme konusunda Chimamanda’dan yardım istiyordu. Chimamanda, kendisinin ve hemcinslerinin deneyimlerinden süzüp getirdiği 15 madde sıraladı küçük kız için. Erkek egemen bir dünyada, eşit ve tam bir birey olarak varlığını sürdürmesini, sırf kadın olduğu için kendisinden beklenilen rolleri elinin tersiyle itmesini, sırf kadın olduğu için ona yaşatılacak kısıtlamaları reddetmesini sağlayacak öneriler. Feminist Manifesto, yalnız kadınlar için değil, kız ve erkek çocuklarını önyargılardan, ayrımcılıktan, toplumsal cinsiyet tuzaklarından arındırılmış bir dünyada büyütmek isteyen ebeveynler; öğrencilerine okulun ötesinde bir hayat vermek isteyen eğitimciler için de başucu kitabı.

6Kadının Görünmeyen Emeği

1992 yılında yayınlanan Gülnur Acar Savran ve Nesrin Tura Demiryontan’ın derlediği kitapta, Kadınların ezilmesinin maddeci bir tahlilini geliştirmek, maddeci bir feminizmin temellerini araştırmak. Bunun için de kadınları tâbi kılan somut pratiği, kadınlarla erkekler arasındaki nesnel, maddi çıkar çatışmasını ortaya koymak; kadınların harcadıkları emeği görünmez olmaktan kurtarıp adını koymak. İşte 1970’lerde Batılı feministlerin uğraştıkları en temel sorunlardan biri buydu.Elinizdeki derleme, maddeci bir feminizm sorunsalı çerçevesindeki tartışmalardan bazı örnekler sunuyor. Bu makalelerde, erkek egemenliğinin tarihsel kökenleri, özgül bir üretim tarzı olarak patriyarka, ev emeği, patriyarka ve kapitalizm ilişkisi ele alınıyor, Marksist bir feminizmin olanakları ve koşullarını da araştırılıyor.

7Kurtlarla Koşan Kadınlar

Dr. Clarissa Pinkola Estés’ın kaleme aldığı kitap yazarın uzun uğraşları sonucu ortaya çıkmıştır. Yazar uzun yıllar kadınlarının hayat öykülerini ve hikayelerini toplayarak 22 yılda tamamlıyor kitabını. Kurtlarla Koşan Kadınların ana konusu kadınların kendi doğasından uzaklaşmasını nasıl ve hangi diyetle ödediğini ve bu çıkmazdan kurtulmak için ne yapılması gerektiğini anlatıyor. Masalları ve süregelmiş hikayeleri merkez alıp, kadının aslında toplumsal bilinçteki yerini yeniden bize hatırlatmakta.

8 Yeni Bir Çağ Hayali

Sheila Rowbotham’ın 2013 yılında çıkardığı kitapta, Yirminci Yüzyılı Yaratan Kadınlar, göçün ve kentlerin yeniden şekillenişinin, küresel ticaretin, seri üretimin damgasını vurduğu 1880’lerden başlayarak Birinci Dünya Savaşı’na giden süreçte kadınların uyanış ve bilinçlenme arayışlarını tüm yönleriyle sergilerken, 60’lardan itibaren yeni teorilerle daha güçlü bir biçimde sahneye çıkan feminist hareketin tohumlarının atılış öyküsüne de tanıklık ediyor. Yirminci yüzyıla, kadın hareketinin geçirdiği evrelere, yarattıkları dönüşümle günümüzün toplumsal cinsiyet algısını tahminlerinin ötesinde şekillendirmiş bu kadınların mücadelesine, yalnızca yazdıklarıyla veya sansasyonel eylemleriyle öne çıkanların değil, bir köşesinden harekete dahil olmuş kadınların, günlük yaşam hayalcilerinin ve maceracılarının hayatları üzerinden de bir kez daha bakmak gerekiyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here