Ana sayfa Sinema Geçmişten Günümüze Jake Gyllenhall’ın En İyi 15 Filmi

Geçmişten Günümüze Jake Gyllenhall’ın En İyi 15 Filmi

1463
0

Jake Gyllenhaal, şüphesiz ki günümüz sinemasının en başarılı aktörlerinden biri. Bazı oyuncular vardır ki, “Bu adam boş filmde oynamaz.” dersiniz. Benim için Jake Gyllenhaal da öyledir. 11 yaşında başladığı oyunculuk kariyerinde, 1999 yılında, 19 yaşında iken ilk başrolünü alır ve sonrası çorap söküğü gibi gelir. 2001 yılında Donnie Darko filmden sonra ise ismini tüm dünyaya duyurmuştur.

Kariyeri boyunca David Fincher, Ang Lee, Denis Villeneueve ve Sam Mendes gibi usta yönetmenler ile çalışma fırsatı bulan Gyllenhaal, son olarak radikal bir karar vererek Spider-Man: Far From Home filminde oynamaya karar vermiştir. Marvel Sinematik Evreninin bu en yeni filminde de oldukça başarılı bir performans sergileyen Gyllenhaal son günlerin en popüler aktörlerinden biri konumunda. Ben de sizlerin için başarılı aktörün en iyi bulduğum filmlerini geçmişten günümüze doğru listeledim. İyi okumalar, iyi seyirler dilerim 🙂

1October Sky (1999) – IMDb: 7.8

October Sky filmi, Homer Hickam’ın Rocket Boys adlı otobiyografik romanının sinema uyarlamasıdır. Fakat dikkatli baktığınızda October Sky ile Rocket Boys’un birer anagram, yani harflerinin yerini değiştirdiğinizde bir diğer ismi elde edebileceğimizi fark edeceksiniz. Benim bu filmi izlememin sebebi de kitap ile filmin isminin arasındaki bu anagram’a hayran kalmam olmuştu. Filmimize gelecek olursak; Homer Hickam’ın ailesi, tıpkı tüm çevresi gibi, ondan madencilik yapmasını beklemektedir fakat Hickam’ın roketlere duyduğu büyük hayranlığıkla, üç arkadaşı ile deneme yanılma yoluyla bazı denemeler yapmaya karar verir.

2Donnie Darko (2001) – IMDb: 8.1

– Why are you wearing that stupid man suit?

“28 gün, 6 saat, 42 dakika, ve 12 saniye sonra dünyanın sonu gelecek.” Bu sözleri ile 16 yaşındaki Donnie’yi odasından çıkartan tavşan-insan karışımı bir yaratık, Donnie’yi değişik bir maceraya sürükler. Olayın şokunu üzerinden atamayan Donnie ise bu büyük sırrın ağırlığı altında, tüm sosyal yaşantısını sonlandırarak bu gizemli tavşanın peşinden gidecektir.

Filmimizin son derece karakteristik, unutulmaz şarkısı: “Mad World”

3Brokeback Mountain (2005) – IMDb: 7.7

İkisi de sert koşullar altında yaşayan bir çiftçi bir de kovboyun yolları bölgedeki Brokeback Dağı’nda kesişir. Bu dağdaki çiftlikte tanışan ikili arasında zamanla bir çekim oluşur ve günlerini birlikte geçirmeye başlarlar. Bu birliktelik son derece içten ve duygusal bir boyut kazanır.
Ünlü Tayvanlı yönetmen Ang Lee’nin E. Annie Proulx’un meşhur hikayesinden uyarladığı film, destansı bir aşkı tüm incelikleriyle yansıtıyor sinemaya. Aynı zamanda bu mükemmel film ile Jake Gyllenhall ilk ve şimdilik tek Oscar adaylığına layık görülmüştür.

4Jarhead (2005) – IMDb: 7.0

American Beauty ile sinema dünyasına olağanüstü bir giriş yapan Sam Mendes’in üçüncü filmi olan Jarhead, benim fikrime göre, malesef hak ettiği değeri hiçbir zaman görememiştir. Birçok benzer filmin aksine Irak işgalini değil; Körfez Savaşı’nı konu edinir. Eski asker Anthony Swofford’un otobiyografisinden uyarlanan filmde; 20’li yaşlarının hemen başında yolunu kaybetmiş bir gencin, deniz piyadelerine katılması ve savaşın patlak vermesiyle Orta Doğu’ya gelmesi anlatılır. Piyadeler ile birlikte her an tetikte bekleyen Swofford (Jake Gyllenhaal), bir süre sonra sadece politikacıların değil; medyanın, komutanların, ailenin ve hatta kız arkadaşının elinde bir kukla olduğunu fark eder.

5Zodiac (2007) – IMDb: 7.7

Zodiac, 60’lı yıllarda işlediği beş cinayeti gazetecilere yolladığı şifreli mektup ve şiirlerle tutkulu bir oyun haline getiren ve kimliği hiçbir zaman öğrenilemeyen ünlü seri katili ve onun peşinde ‘hayatı kayan’ bir avuç adamın hikayesini anlatıyor. Daha önce sinema ve televizyon filmlerine, hatta çizgi romana konu olan; kitaplara ve şarkılara ilham veren Zodiac’ın Arthur Leigh Allen olduğuna dair güçlü kanıtlar bulunsa da, Allen’ın ölümü bu iddiaların sonuçlanmasını engelledi. Usta yönetmen David Fincher’ın elinde bu ilgi çekici seri katil hikayesi, muazzam bir filme dönüşmüş.

6Source Code (2011) – IMDb: 7.5

Hızlı trende uyanan ve burada nasıl bulunduğuna dair hiçbir fikri olmayan Yüzbaşı Colter Stevens (Jake Gyllenhaal), karşısında Christina adlı kendisinin tanımadığı birini bulur. Kadının hareketlerinden Colter’ı tanıdığı anlaşılır. Ne olup bittiğini anlamaya çalışan Colter, tuvalette kendine sığınacak yer ararken aynada kendi yerine başkasının yüzünü görmesiyle şok olur. Cüzdanında da bir sınıf öğretmeni olan Sean Fentress’ın kimliği bulunuyordur. Bu sırada aniden trende büyük bir patlama yaşanır. Hemen ardından Colter kendini yüksek teknolojili bir yerde bulur ve yüzbaşı Goodwin ona bilmesi gereken her şeyi anlatır.

7Prisoners (2013) – IMDb: 8.1

İki ailenin şükran günü bir araya geldiği bir günde, iki ailenin küçük kızlarının kaybolduğunu ortaya çıkar. Bununla birlikte Keller Dover (Hugh Jackman), genç ve yetenekli bir dedektiften (Jake Gyllenhaal) yardım ister. Saatin ilerlemesine rağmen iki küçük kız ortaya çıkmayınca panik dolu anlar ortaya çıkar. Son yılların en başarılı yönetmenlerinden Denis Villeneuve’in yükselişindeki en öneml filmlerden biridir Prisoners. Gerilimi sonuna kadar hissedeceğiniz bu harika filmde, Hugh Jackman, Jake Gyllenhaal ve Paul Dano’nun olağanüstü oyunculuklarına hayran kalacaksınız.

8Enemy (2013) – IMDb: 6.9

Hazır Jake Gyllenhaal’u bulmuşken aynı sene bir film daha çekmiştir Denis Villeneuve. Enemy, Nobel Ödüllü Portekizli yazar Jose Saramago’nun Türkçe’ye “Kopyalanmış Adam” ismiyle çevrilen romanından uyarlanmıştır. Filmde, Adam Bell (Jake Gyllenhaal), güzel kız arkadaşı Mary ile bile birlikte olama isteği duymayan asık suratlı, dağınık bir tarih profesörüdür. Bir iş arkadaşının tavsiyesi üzerine bir film izleyen Adam, kendisine tıpatıp beneyen Anthony Clair isimli aktörü görür ve adamı takip etmeye karar verir. Benzer adamlar karşılaşır ve hayatları garip ve geri döndürülemez bir biçimde birbirine geçer.

9Nightcrawler (2014) – IMDb: 7.9

Benim en sevdiğim Jake Gyllenhaal filmidir Nightcrawler. “Amaca giden yolda her şey mübahtır” sözünü adeta alıp sinemaya uyarlamış Yönetmen Dan Gilroy. Çok hırslı biri Lou Bloom (Jake Gyllenhaal), Los Angeles’ta polis muhabirliği yapmaya başlar. Sürekli kazaları, cinayetleri ve buna benzer felaketleri kovalayan bir kamera ekibinin de katılımıyla, Lou yavaş yavaş suç dünyasına girmeye başlar. Ve zamanla birlikte, suça seyirci olmak ile suçları işleyen olmak arasında sınır giderek belirsiz bir hal alır. Bana göre, Jake Gyllenhaal kariyerinin en harika performansını bu filmde sergilemiştir.

10Southpaw (2015) – IMDb: 7.4

Bakın bu film ile Nightcrawler arasında bir yıl var. Nightcrawler için bir yılda 15 kilo vererek 60 kiloya inen Gyllenhaal, tekrar bir yıl içinde Southpaw için görseldeki hale gelmiştir. Southpaw filminde ise, kariyerinin zirvesinde şampiyon bir boksör iken başına gelen çok travmatik bir olayla dibi gören Billy Hope, kızı için hayatının iplerini tekrar eline almaya karar verir ve inanılmaz bir azim gösterir. Jake Gyllenhaal, Nightcrawler da olduğu gibi Southpaw filminde de harika bir performans sergilemiştir.

11Nocturnal Animals (2016) – IMDb: 7.5

Susan Morrow, 19 yıl önce yazar eşi Edward Sheffield’ı (Jake Gyllenhaal) terk eder. İkinci evliliğinde ise bir doktorun eşi olarak düzenli bir hayat sürmektedir. Bir gün posta kutusunda eski eşinin hiç yayımlanmamış olan ilk romanının taslağını bulur. Eski eş kendisinin fikrini sormaktadır. Susan, bir matematik profesörü olan eski eşi Tony’nin ailesi ile çıktığı bir yolculuğu anlatan “Noctural Animals” adındaki bu kitabı elinden bırakamaz. Kitabın kahramanı Tony’nin hayatı berbat bir hale geldikçe Susan da geçmişini hatırlayacaktır. Bu tehlikeli duygular onun geleceğini kemirecek ve hayatını değiştirecektir. Jake Gyllenhaal ve Amy Adams’ın başrollerini paylaştığı bu gerilim filminde, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar’ına aday gösterilen Michael Shannon’ın performansı gerçekten olağanüstüdür.

12Life (2017) – IMDb: 6.6

Uluslararası Uzay İstasyonu’nun 6 üyesi, Pilgrim Uzay Aracı aracılığıyla Mars’tan getirilen bir örneği incelerken büyük bir keşfe imza atar: Bu örnek biyolojik özellikler göstermektedir, yani Mars’ta hayat olduğunun kuşku götürmez bir kanıtıdır. Ancak bir süre sonra mürettebatı ölüm kalım mücadelesi verecekleri bir süreç beklemektedir, nitekim Mars’tan gelen ‘örnek’, zannettiklerinden çok daha zeki ve kuvvetlidir. Kült bilimkurgu filmi Alien’a da benzerlikler bulunduran Life filmini gerilimi ve çaresizliği damarlarınızda bile hissedeceksiniz.

13Stronger (2017) – IMDb: 7.0

İyi niyetli, ancak hayatında fazla başarılı olamamış Jeff Bauman (Jake Gyllenhaal), bir gün eski sevgilisi Erin’le karşılaştığında kalbini yeniden kazanabilmek için yakın zamanda koşacağı Boston Maratonu’nun bitiş çizgisinde büyük bir pankartla onu bekleyeceğine söz verir. Ancak bitiş çizgisinde bir bomba patlar ve Bauman ağır yaralanır. Genç adam hayatta kalmayı başarsa da bacakları kesilir. Jeff olayın failinin yakalanmasına yaptığı yardımla adeta bir kahraman haline gelse de müthiş bir umutsuzluk içindedir, ancak Erin ve etrafındaki insanların desteğiyle hayata yeniden tutunmak için bir motivasyon bulacaktır.
Pes Etme filmi, 2013 Boston Maratonu saldırısında bacaklarını kaybeden Jeff Bauman’ın gerçek öyküsünden esinlenerek çekildi.

14Wildlife (2018) – IMDb: 6.9

Jake Gyllenhaal, Prisoners filmindeki rol arkadaşı Paul Dano’nun yönettiği bir filmde rol alıyor bu sefer. Wildlife aynı isme sahip olan 1990 tarihli Richard Ford romanından sinemaya uyarlanıyor. Ailesi 1960’lı yıllarda Montana’ya taşınan 14 yaşındaki Joe’nun golf oyuncusu olan babası işsiz kalır. Annesi Jeanette ise başka bir erkekle ilişki yaşamaktadır. Joe ebeveynlerinin duygusal yıkımları arasında sıkışmıştır. Evlerine çok uzak olmayan ormanlık bir bölgede yangın çıktığında babası gönüllü olarak yangın söndürme ekibine katılır. Joe ise evde babasından boşalan yetişkin erkek rolünü devralarak ailesini bir arada tutmaya çalışacaktır. 

15Spider-Man Far From Home (2019) – IMDb: 8.0

Açıkçası Jake Gyllenhaal’un Marvel Sinematik Evrenine katılacağını duyduğumda, her ne kadar MCU’yu sevsem de, üzülmüştüm. Çünkü Jake Gyllenhaal, popüler filmlerden daha çok, oyunculukların ön plana çıktığı, daha ağır tempolu gerilim filmlerinde rol alarak kendine has bir tarz yaratmıştı. Henüz Far From Home’u izleyemedim fakat eleştirmen yorumlarına göre şuana kadar ki en başarılı Spider-Man filmi olduğu, Jake Gyllenhaal’un Mystrio karakterinde çok başarılı olduğu söyleniyor. İzlemeyi ben de sabırsızlıkla bekliyorum. Şimdi de sizleri filmin Plot’uyla baş başa bırakayım; “Peter Parker ve arkadaşları yaz tatillerini Avrupa’da geçirmeye karar verirler. Tabii ki bu Peter için tahmin ettiği gibi bir tatil olmaz. Nick Fury, Avrupa’da bazı olağan üstü yaratıkların doğal afetlere neden olduğunu öğrenir. Parker, tatile gitmeden önce Tony Stark’tan aldığı kostümü yanına almaz, onun yerine yeni bir kostümü yanına alır. Fury, bu konuda Spidey’den yardım ister. Doğal olarak işin arkasında S.H.I.E.L.D. da var. ”

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here