Ana sayfa Edebiyat George Orwell: 1984’ten Alıntılar

George Orwell: 1984’ten Alıntılar

552
0

George Orwell ünlü bir İngiliz yazardır. 20. yüzyıl en önemli yazarlarından biri olan Orwell’ın eserlerinde sosyal adaletsizlik, eşitlik, farkındalık gibi temalar işlenmiştir. George Orwell, 25 Haziran 1903 ila 21 Ocak 1950 yılları arasında yaşamış bir yazardır. Burslu olarak girdiği  Eton Koleji’nden mezun olduktan sonra, o tarihte İngiliz sömürgesi olan Burma’da yaşamış ve kısa bir süreliğine oranın polis teşkilatında görev yapmıştır. Bu görev yıllarında şahit olduğu acımasız uygulamalar, emperyalizme karşı geliştirdiği dik duruşa katkıda bulunmuştur. Gençlik yıllarında türlü mesleklerde çalışmış ve para sıkıntısı tüm ömrü boyunca peşini bırakmamıştır. Belki de büyük bir yazar olmasının en büyük etkeni budur. Orwell’ın yoksulluk günlerinde tutulduğu tüberküloz hastalığı, hayatının son döneminin büyük bölümünü hastanelerde geçirmesine yol açmış, 21 Ocak 1950 tarihinde Londra’da hayata veda etmiştir.

Romanda Okyanusya’da hüküm süren Big Brother (BB) isimli, diktatör, baskıcı bir rejim anlatılmaktadır. İnsanlar devamlı olarak tele-ekran denilen aygıtlarla dinlenip izlenmektedir. Özgür düşüncenin olmadığı bir ortam vardır ve insanların yaşamları kısıtlanmaktadır. Bu rejim istediği zaman eskiye ait düşüncelerini ve etraftaki kitap, gazetelerdeki verileri istediği tarzda değiştirerek kontrol etmektedir. Hatta bu konuyla ilgili parti ”Geçmişi kontrol eden geleceği kontrol eder. Bugünü kontrol eden geçmişi de kontrol eder.” mantığı ile hareket etmektedir. Eğer rejime karşı çıkar ve yasaklarını çiğnerseniz yakalanıp her yerden isminiz silinir, daha önce yaşayıp yaşamadığınız, böyle biri olup olmadığınız bile bilinmez.
Kitabın ana karakteri Winston, her vatandaş gibi ona ne emrediliyorsa yapan sıradan bir vatandaştır. Etrafında yaşananlara tam bir anlam veremez, kendisine ne söyleniyorsa onu yapar, propagandalara katılır fakat evine gittiğinde gizli gizli düşüncelerini yazar. Yaptığının suç olduğunu bilmektedir ancak neden olduğunu bilmeden yazmaya devam eder. Hayatına bir gün Julia isminde gizemli bir kadın girer. Partiye bağlı ve propagandalarda aktif yer alan bu kadının ona gizemli bakışları dikkatinden kaçmaz. Bir gün Julia Winston’a bir ileti gönderir ve onunla görüşmek istediğini söyler. Kadın-erkek ilişkisinin yasak olduğu bu zamanda Julia ve Winston ikilisi aşklarını itiraf eder ve ardından gizli bir şekilde birlikte olurlar. Yaptıklarının suç olduğunu bilerek ve düşünce polisinden gizlenerek bir araya gelmeye çalışırlar. Ancak bu birliktelikleri uzun sürmez ve yakalanırlar. Hemen öldürülmek yerine beyinlerinin yıkanması tercih edilir. Winston’un çeşitli işkencelerden geçerek beyni yıkanır ve ardından o da propagandanın bir parçası olur. Winston’un yaşadığı dünyada parti ne derse o olur. Farklı bir şey düşünmek suçtur, cezası ölümdür. İnsanlar onlara ne söylenirse inanmak zorundadır, ne istenirse yapmak zorundadırlar.
Bugün sizler için işte bu mükemmel, sürükleyici kitaptan alıntılar derledik.


1 ”Savaşmanın amacı ise her zaman, verilecek başka bir savaşta daha iyi bir konumda olmaktan başka bir şey değildir. Köle haklarının emeği, yalnızca sürekli savaşın temposunun hızlandırılmasını sağlar. Onlar olmasa da, dünya toplumunun yapısı ve varlığını sürdürme yolu temelde değişmeyecektir.”

2”Yok etmek sadece zorbaların ve cahillerin işidir. Bir insan zekasıyla yenemeyeceğini anladığı anda ya şiddete başvurur ya paranın gücüne. Birisi sizinle aynı fikirde değil diye onu yok edemezsiniz. Medeni ve erdem sahibi insanlar böyle yapmaz. Çok okuyan ve bilginin gücüne inanan her insan, sadece konuşma yolunu seçer. Sizden olmayanları yok etmek yerine, bilginin ve fikrin gücüyle, sizin gibi düşünmesini sağlamalısınız.”

3“-İnsan insana nasıl hükmeder, Winston?
Winston biraz düşünüp ‘Acı çektirerek.’ dedi.”

4Savaşın asıl yaptığı, yok etmektir; ama ille de insanları yok etmesi gerekmez, insan emeğinin ürünlerini de yok eder. Savaş, halk kitlelerini fazlasıyla rahata erdirecek, dolayısıyla uzun sürede kafalarının fazlasıyla çalışmasını sağlayacak araç gereç ve donatımı paramparça etmenin, stratosfere yollamanın ya da denizin dibine göndermenin bir yoludur.”

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here