Ana sayfa Genel Gizemli Olaylar Serisi: Kutudaki Çocuk

Gizemli Olaylar Serisi: Kutudaki Çocuk

125
0

Belli aralıklarla sizlere sırları asla çözülemeyen garip olaylardan bahsedeceğimiz Gizemli Olaylar Serisi‘nin altıncısı ile karşınızdayız. Önceki gizemli olayı okumadıysanız: Gizemli Olaylar Serisi: Lanetli Bebek Okiku

Bugünkü konumuz ise kutudaki çocuk olayı.

1957 yılında Amerika’nın Philadelphia şehrinde ormanlık alanda bir adam, karton bir kutu buldu. Bu karton kutunun içerisinde ise yaklaşık 4-5 yaşlarında bir erkek çocuğunun cesedi vardı. Küçük çocuğun cesedinin çıplak ve battaniyeye sarılı bir hâlde durduğunu gören adam, bunun üzerine yetkililere haber vermeye korktu. Çünkü kendisi ormanlık alanda misk sıçanı avlamak için bulunuyordu ve buna izin yoktu. Ceza alacağından korkarak çocuk hakkında bir ihbarda bulunmadı.

Bu olayın üzerinden birkaç gün geçtikten sonra ise ormanlık alandan geçmekte olan bir kolej öğrencesi kutuyu ve içerisindeki çocuk cesedini fark etti. Genç çocuk da ihbar ettiğinde başının belaya gireceğini düşünerek ilk başta herhangi bir ihbarda bulunmasa da ertesi gün dayanamayarak yetkililere durumu bildirdi. Gelen ihbarın ardından artık çocuğun cesedi yetkililer tarafından bulundu.

Yapılan incelemelerde çocuğun bedeni üzerinde birçok yara bulunduğu, çene kısmında derin bir yara izi ve vücudunun çeşitli yerlerinde morluklar olduğu saptandı. Ayrıca kutunun içerisinde çocuğa ait olan saç parçaları da bulundu. Yine yapılan incelemeler sayesinde, çocuğun öldükten sonra saçlarının kesildiği ortaya çıktı. Kutu üzerindeki parmak izleri tek tek incelense de polis herhangi bir suçlu bulamadı çünkü kayıtlarda parmak iziyle uyuşan herhangi bir şüpheli yoktu. Ayrıca çocuğun parmak izlerinden de bir sonuç çıkmadı. Çocuğun kim olduğu, ailesinin kim olduğu ya da nereden geldiği bulunamadı. Çocuğu öldüren kişi onun bedenini çamaşır suyu ile yıkamıştı ve bu nedenle herhangi bir delil bulunamadı.

Geriye tek delil olarak çocuğun bulunduğu kutu kaldı ve kutunun, bulunduğu yerin yakınlarında bir dükkana ait olduğu tespit edildi. Araştırmalar sonucu kutuyu almış olabilecek 12 kişi bulundu fakat bu 12 kişi nakit olarak ödeme yaptığı için izlerine ulaşılamadı. Çocuğun fotoğrafları broşürlere basılarak tüm eyalete dağıtıldı. Buna rağmen çocuğun ailesi ya da onu tanıyan herhangi biri ortaya çıkmadı. Ormanlık alan defalarca kez aranmasına rağmen çocuğa ait olabilecek birkaç giysi parçasından başka bir şey de bulunamadı. Olayla ilgili hiçbir bulguya rastlanmayınca olay kapatıldı ve çocuk gömüldü.

Teknolojinin biraz daha gelişmesi ile 1998 yılında çocuğun mezarı tekrar açıldı ve çocuktan diş ile kemik örnekleri alındı. Tıp alanında gelişmeler olmasına rağmen yine herhangi bir sonuç elde edilemedi. Bu cinayet hakkında ortaya atılan birçok teoride ortaya çıktı. Gelin teorilere bir göz atalım.

Bakımevi:

Ormanlık alana çok yakın olan bir bakımevi bulunması, çocuğun orada yaşıyor olma ihtimalini gündeme getirdi. Çocuğun bulunduğu kutu bir beşik kutusuydu ve bakım evinde aynı mağazaya ait bir beşik olduğu fark edildi. Aynı zamanda bakımevinde çocuğun sarılı olduğu battaniyeye çok benzeyen başka bir battaniye de bulundu. Çocuğun, bakımevinin sahibinin kızına ait olabileceği ve evlilik dışı dünyaya gelmiş olabileceği, bu nedenle de bakımevi sahibinin çocuktan kurtulmuş olmak isteyebileceği üzerinde birçok görüş ortaya atıldı. Her şeye rağmen bu teori hiçbir zaman kanıtlanamadı.

Denek olarak kullanıldı:

Çocuğun iyi gelişmemiş olması, kemiklerinin güçsüz olması nedeniyle çocuğun iyi bakılmadığı ortadaydı. Bodrum katında güneş görmeden yaşamış olması ya da çeşitli deneylerin üzerinde uygulandığı düşünüldü. Bu teori de hiçbir zaman kanıtlanamadı.

Kız Çocuğu:

Çocuk bulunduğunda kaşları alınmıştı ve yüzü kadınsı hatlara sahipti. Bu nedenle yetkililer tam olarak bir karara varamadı. Küçük çocuğun saçlarının kesilmiş olması da bunu açıklıyor olabilirdi.

Konuyla ilgili daha birçok teori bulunuyor. Birçoğunun gerçek olmadığı kanıtlandı, bir kısmı ise sonuçsuz kaldı. Kutudaki çocuk “Amerika’nın bilinmeyen çocuğu” olarak gömüldü ve hâlâ gizemini korumaya devam ediyor. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here