Ana sayfa Genel Gizemli Olaylar Serisi: Thomas Busby’nin Lanetli Sandalyesi

Gizemli Olaylar Serisi: Thomas Busby’nin Lanetli Sandalyesi

211
0

Belli aralıklarla sizlere sırları asla çözülemeyen garip olaylardan bahsedeceğimiz Gizemli Olaylar Serisi‘nin ikincisi ile karşınızdayız. Önceki gizemli olayı okumadıysanız: Woolpit’in Yeşil Çocukları

Bugünkü konumuz: Busby’s Stoop Chair olarak da bilinen, Thomas Busby’nin Lanetli Sandalyesi


Thomas Busby. 1702 yılında kayınpederini öldürmek suçundan idama mahkum edilmiştir. Suçunu asla kabul etmese de, artık karar verilmiştir. Yasalar gereği, ölmeden önce son isteği sorulur. Busby‘nin son isteği, sahibi olduğu puba gidip, en sevdiği sandalyesinde bir içki içmekti.

İçkisini bitirdikten sonra, ayağa kalkarak:

“Her kim benim sandalyeme oturmaya cesaret ederse ani ölüm onu bulsun.

diyerek sandalyeyi lanetler. İşte efsanemiz tam olarak şimdi başlıyor. Pub, yaklaşık 30 yıl kapalı kaldıktan sonra satılarak yeniden faaliyete geçmeye başlıyor. İddialara göre, peş peşe birçok ölüm yaşanıyor.

Ölümlerden bazıları şu şekilde gerçekleşiyor: II. Dünya Savaşı sırasında, yakınlardaki bir üssün havacıları bara uğruyor. Halk sandalyeye oturan askerlerin hiçbirinin savaştan geri dönmediğini fark ediyor. Sandalyeye oturan iki hava pilotu, bardan çıktıktan hemen sonra araçlarıyla bir kaza geçiriyor. Barı temizleyen kadının ayağı takılıp sandalyenin üzerine düşmesinden kısa bir süre sonra beyin tümörü yüzünden hayatını kaybediyor.

Denilene göre sandalyeye uyarı yazısı asılmasına rağmen lanete inanmayan birçok kişi olmuştur. Bu gibi ölümlerin sonu gelmemesi sebebiyle barın sahibi bu lanetli sandalyeyi bodruma taşıdı fakat bu ölümleri yine de durdurmadı. Bodruma kargo indiren taşıyıcı, lanetten habersiz bir şekilde dinlenmek için sandalyeye oturdu. Aynı gün, trafik kazası geçirerek hayatını kaybetti.

Pub sahibi son olarak çareyi, sandalyeyi Thirsk müzesine bağışlamakla buldu.

Sandalye, müzede yerden yaklaşık 15 m yükseklikte sergileniyor. Bazıları lanete inansa da bazıları bütün ölümlerin tesadüf olduğunu düşünüyor, turist çekmek için uydurulmuş bir efsane olması da söz konusu. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here