Ana sayfa Kadın Kadın Hikayeleri Beyaz Perdede: Feminist Filmler

Kadın Hikayeleri Beyaz Perdede: Feminist Filmler

682
0

Filmlerde kadın karakterlerin, erkeklerin dünyasındaki, onların arzuladığı ve onların gözünden izlediğimiz hikayeleri unutun; klişelerden uzaktaki kadınlara bir göz atalım. 

1Feminist Bir Ütopya: Antonia’nın Yazgısı

Filmin orijinal adı “Antonia”dır ve ülkemizde “Antonia’nın Yazgısı” adıyla gösterime girmiştir. Hollandalı feminist yönetmen Marleen Gorris tarafından çekilen bu film, bizlere erkek egemenliği, iktidar ilişkileri, aile ve din kavramlarına eleştirel bir gözle baktırmış ve insan ilişkilerine, aşka, dostluğa, cinselliğe, yaşama ve ölüme dair farklı bakış açıları sunmuştur. 

Antonia, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından, kızı ile birlikte doğup büyüdüğü kasabaya döner. Film Antonia’nın üç nesil boyunca kurduğu hayatı anlatarak bizlere feminist ütopya olarak adlandırabileceğimiz alternatif bir yaşam kurgular. 

2“Çünkü bilirsiniz, bir kalp atıyorsa umut devam eder” (Kızarmış Yeşil Domatesler)

Akıllara kazınmış bu replik, yazar Fannie Flag’in “Fried Gried Green Tomatoes at the Whistle Stop Cafe” kitabından sinemaya uyarlanan “Kızarmış Yeşil Domatesler” filminde geçmektedir.

80’lerde evliliğiyle başı dertte, orta yaş krizi olan bunalmış bir kadının, hayatına huzurevinde devam eden bilgili bir yaşlı kadın ile başlayan dostluğunu ve hayata dair bakış açılarını anlatmaktadır. Kadın dayanışmasının gerekliliğini iliklerinize kadar hissettirirken su gibi akıp gidecek kurgusuyla, bizlere güzel bir umut aşılıyor aslında.

3The Color Purple

Alice Walker’ın romanından uyarlanan film, 1900’lü yılların başında henüz 14 yaşında hamile kalmış Celie’nin hayat hikâyesini anlatıyor. Irkçılığın tüm şiddetiyle sürdüğü ABD’de yaşayan Celie için hayat çok zorludur, çünkü sadece ırk ve sınıf ayrımcılığının değil, cinsiyet ayrımcılığının da kurbanıdır. Cinsiyetçi baskının çok daha ötesinde, aile içi cinsel şiddet de yakasını bırakmamış, çok sevdiği kız kardeşinden ayrı bırakılmıştır.

Başrolünde Whoopi Goldberg’ün yer aldığı film, Celie’nin her şeye rağmen ayakta kalma mücadelesini anlatırken bizlere tarifi olmayan duyguları bir arada yaşatıyor. 11 dalda Oscar’a aday olup tek ödül bile kazanamamasının nedeni kuşkusuz beyaz erkeklerden oluşan bir Akademi’nin ilgisini çekemeyen feminist bir temaya sahip oluşudur.

4El Ele Dayanışmaya: Thelma ve Louise

Filmlerde erkeklerin maceraya atılmasına alışkınızdır. Peki ya kadınlar? Eşinin maddi-manevi baskılarından bunalan Thelma ile arkadaşı Louise, her şeyi bırakıp birlikte özgürce vakit geçirmek için yola çıkar. Louise, Thelma’ya tecavüze yeltenen bir erkeği öldürür. Polisin ve sistemin onları asla anlamayacağını bilirler çünkü onları yargılayacak olan sistem de erkek egemenliği üzerine inşa edilmiştir. Tacizin, baskının, aşağılamanın hiç bitmediği bir dünyada yaşamaktan bıkmışlardır. İki kadının yolculuğu, otorite karşıtı feminist bir isyana dönüşür… Callie Khouri’nin senaryosundan çekilen film, eğlenceli olduğu kadar politik bir boyut da taşıyor. “Thelma ve Louise” kadın dostluğu öykülerine odaklanan filmler için bir devrim niteliğinde. 

5Gerçeğin Parçaları

Sinemada gerçek bir etkisi olan Debra Granik’in yönettiği,  neredeyse otantik sayılabilecek bir “Amerikan kasabası filmi”.  Film başladığı anda, bizleri çözemediğimiz ve anlamakta zorluk çekeceğimiz bir coğrafyanın ortasına çekiyor. Uyuşturucu üretimiyle geçinen, aslında hepsi  akraba olan köylülerin dünyasındayız… İki kardeşine ve hasta annesine bakmak zorunda kalan Ree, kayıp babasını arıyor.

Filmin kurgusu, kuralları oldukça sert olan bir dünyada yaşayan inatçı bir genç kızın, ailesini kurtarma ve ayakta kalma mücadelesini gerçekçi bir atmosferle bizlere yansıtıyor. Trajik hatalar yapan babasının cezasını çekmek zorunda kalan Ree’nin genç bir kız olarak erkeklerin dünyasında verdiği varoluş mücadelesi gerçekten izlemeye değer. 

6Lolipop / Hard Candy

İki oyuncu, tek mekan formülünün uygulandığı, David Slade tarafından yönetilen gerilim filmi…  Filmin hikayesi Japonya’da orta yaşlı erkeklerin, genç yaştaki kızlarla sosyal medya üzerinden iletişim kurmasından yola çıkarak düşünülmüş ve bir pedofilinin “kaçan kovalanır” mantığıyla yakalanış öyküsünü anlatmıştır. Uzun diyalogları yüzünden kimileri tarafından sevilmeyen bir film olsa da, gerçekliğin iç karartıcı yüzünü gözler önüne seriyor. 

Genel olarak, gerçek hikayelerinin yanısıra kadın gözünden kurgulanmış ve kadınların başrolde olduğu filmlerden birkaçını derledim. Kadınların sinemadaki rollerinin bir “sevgili” ya da bir “anne” olmadığı, kendi mücadelelerini verdiğini keyifle izlediğimiz günler diliyorum…

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here