Ana sayfa Edebiyat Reşat Nuri Güntekin’in Unutulmaz Eseri Çalıkuşu’ndan 10 Alıntı

Reşat Nuri Güntekin’in Unutulmaz Eseri Çalıkuşu’ndan 10 Alıntı

1218
1

Reşat Nuri Güntekin, Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı’nda önemli bir yeri olan Çalıkuşu, Yaprak Dökümü ve Dudaktan Kalbe gibi eserlere imza atmış roman, öykü ve oyun yazarıdır. Anadolu yaşamını duru, sade bir dille aktarır eserlerine. Gençlik yıllarında yazdığı ve imzasız yayımladığı birkaç şiir denemesinden sonra Reşat Nuri, Genç Kalemler’deki ilk makalesiyle hem edebiyat dünyasına girmek hem de kalplerimize dokunmak için atar ilk adımını.

İlk romanı olan Harabelerin Çiçeği, Zaman Gazetesi’nde bölüm bölüm yayımlanmıştır. Asıl yükselişini Çalıkuşu romanıyla gerçekleştirmiştir. Bu roman da Vakit Gazetesi’nde tefrika olarak yayımlanmış ardından kitap haline getirilmiştir. Kitap, İstanbul ve Anadolu’da geçmekle birlikte Birinci Dünya Savaşı’nı ve Osmanlı’nın son yıllarını anlatmaktadır. Bilindiği üzere Çalıkuşu, Atatürk’ün en sevdiği eserlerden biri ve başucu kitabıydı. Çalıkuşu hakkında, “Biliyor musunuz dün gece Reşat Nuri Bey’in Çalıkuşu romanını okudum, çok beğendim. İhmal edilmiş Anadolu’yu genç bir hanım öğretmenin yaşadığı zorlukları ne güzel anlatmış. Bitirince İsmet’e vereceğim. (İsmet İnönü) Sonra da sizler okuyun” demiştir. Eğer bu kitabı henüz okumadıysanız okumanızı tavsiye ederim. Feride’nin hayatına, aşkına, Anadolu insanlarının yaşantılarına, zorluklarana eşlik edebilirsiniz.

Bugün sizler için Çalıkuşu romanından 10 alıntı derledik. Bu arada görseller Çalıkuşu (1966) filminden alıntıdır. Böylesine güzel bir eseri bizlere sunduğu için kendisine teşekkür eder, saygı ve sevgiyle Reşat Nuri Güntekin’i anıyoruz.

1Ümitsiz hastalıkların, mukadder felaketlerin son bir ilacı vardır: Tahammül ve tevekkül.

2Aydınlık, hasta gözleri nasıl incitiyorsa, saadet de hasta gönülleri öyle sızlatıyor. Hasta gözler gibi hasta gönüller için de karanlıktan iyi ilaç yok.

3Hangi ümide sarılsam elimde kalıyor, neyi seversem ölüyor.

4Mektepler açılacağı vakit başka bir yere razıyım. Öyle bir yer ki, beni üzsün, uğraştırsın, ziyanı yok, fakat kendi kendime yalnız bıraksın.

5Mektep, cami gibi mukaddes bir yerdir. Onu dedikodudan, iftiradan, daha sair lekelerden korumak bizim için en büyük vazifedir.

6Çalıkuşu, bu sefer kırlangıç kuşlarına benzedi. Kanatlarının altında adeta bir bahar getirdi. Yazık ki bir gün daha geçti.

7Elemlerde bir gizli şefkat var gibidir. Şikâyet etmeyenlere, kendilerini güler yüzle karşılayanlara karşı daha az zalim olurlar.

8Bahçede kuru bir ağaç vardı. Fırsat buldukça oraya tırmandığımı ve tehditlere kulak asmadan teneffüs sonuna kadar daldan dala atladığımı gören muallim bir gün, “Bu çocuk insan değil, çalıkuşu!” diye bağırmıştı. İşte o günden sonra adım unutulmuş ve herkes beni “Çalıkuşu” diye çağırmaya başlamıştı.

9Saklamaya çalışma, nafile. Sevda, çocuk gözlerinden uyku gibi akıyor.

10Deli, sevmek ayıp mı?

1 YORUM

  1. Merhabalar,

    Çalıkuşu, benim lise yıllarımdayken okuduğum bir romandı. Özellikle romanda geçen şu söz beni çok etkilemişti: Daha o gün anlamıştım Feride; ben ömrümce seninle sınanacaktım. Çünkü insan daima en sevdiğiyle sınanır. İzniniz olursa beğendiğim diğer alıntıları da okumanız üzere sizinle paylaşmayı çok isterim: http://www.ebrubektasoglu.com/yazi/resat-nuri-guntekin-calikusu-romanindan-hafizama-kazinan-10-alinti/

    Güzel okumalar dilerim,
    edebiyatla ve sağlıkla kalın.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here