Ana sayfa Sinema Tofaşlarda Bile Konuşulan Yönetmen: Quentin Tarantino

Tofaşlarda Bile Konuşulan Yönetmen: Quentin Tarantino

516
0

Merak etmeyin kehanet yerini bulmayacak ve bu yazının sonunda herkes ölmeyecek! Bu yazımda ‘imkansızı başaran yönetmen’ Tarantino hakkında bilgi verirken bir yandan da 3 önemli filminden bahsediyorum.

Ona Dair

Quentin Tarantino, 1979 yılında liseyi bıraktı ve Kaliforniya’da porno filmler gösteren bir sinemada yer göstericiliği yapmaya başladı. 1984-1989 arasında da bir video arşiv dükkânında çalıştı. Burada daha sonradan sinemasının önemli unsurlarından biri olacak birçok B-movie izledi. Sergio Leone, Jean-Luc Godard ve Brian De Palma gibi sanatsal yönü ağır basan yönetmenlerden de etkilenip kendi sinemasını oluşturdu. Tarantino, filmlerinin içerdiği şiddet sahneleri istismar sinemasının kıyılarında gezinirken; oyunculuklar, set tasarımı ve bütün bunların toplamından oluşan sinema tarzı ile günümüz yönetmenleri arasında önemli bir yer edindi.

1İlkler Unutulmaz : Rezervuar Köpekleri

Rezervuar Köpekleri, 1992 yılında Sundance Film Festivali’nde gösterildiğinde hem büyük bir yönetmenin habercisi olmuştu hem de birçok tartışmayı gündeme getirmişti. Rezervuar Köpekleri filminde yer alan meşhur kulak kesme sahnesi, eleştirmenler tarafından büyük tepkiyle karşılanmıştı. Bu sahnenin tartışmalara yol açmasının sebebi mizah ve işkencecinin davranışlarının bir arada sunulmasıydı.

İşkenceci, işkence yapmaya hazırlanırken pop müzik eşliğinde havalı bir şekilde dans eder. İzleyici bu durumdan hem haz alır hem de dehşete düşer. Rezervuar Köpekleri filmindeki şiddet Cehennem Silahı (1987) ve Zor Ölüm (1988) gibi şiddet barındıran filmlerden ayrılır. Rezervuar Köpekleri’nde şiddet olabildiğince gerçek ve çıplak olarak sunulur

2Tartışmasız Kült : Ucuz Roman

Tarantino, 1994’te Ucuz Roman filmi ile ilk filminin başarısının tesadüf olmadığını kanıtladı. Sert mizaçlı karakterler, bilgece diyaloglar, pop kültürü ögeleri ile Godard’dan Leone’ye kadar birçok referans ve elbette aşırı şiddet sahneleri. Başta üç kısa filmlik bir suç antolojisi olarak çekmeyi düşündüğü Ucuz Roman’ı daha sonra J.D. Salinger’ın Glass Ailesi hikâyeleri gibi tek bir hikâyede birleştirir. Aynı karakterleri farklı hikâyelere yerleştirir. Tarantino verdiği röportajlarda da yönetmenlerin, yazarların romanlarda uyguladıkları teknikleri uygulayabileceklerini söyler.

Tarantino’nun postmodern bir sinemacı olarak adlandırılması da bu yüzdendir. Ucuz Roman ve diğer filmlerinde de, türlere ve anlatılara atıfta bulunarak onları yeniden dolaşıma sokarak film tarihini tasdik etmesiyle postmodern ögeleri açık bir biçimde içinde barındırır. Ucuz Roman’daki üç hikâyenin konusuna baktığımız zaman ‘metinlerarasılık’ ortadadır. İkinci kalite filmlerin bayat hikâyeleri yeniden canlandırılmıştır (çete üyesi patronun karısını dışarı çıkarır, ama ona âşık olmamalıdır; boksöre maçı satması için rüşvet verilir, kiralık katiller bir göreve gönderilir).

Mia bir ‘femme fatale’ olarak tanıtılır. Sahneye girişi Çifte Tanzimat (1944) filmindeki Barbara Stanwyck’in girişini andırır.

3Tarantino Potporisi : Kill Bill

2003 yılında ise epik intikam hikâyesi Kill Bill ile western filmlerinden Uzakdoğu dövüş filmlerine türlü referanslarla seyirciyi mest etmeyi başardı. Dört saatlik bir hikâyeyi ikiye bölerek anlatan Tarantino dev bir tuval üzerinde çok basit bir hikâye anlatıyordu. Başka bir yönetmenin elinde kontrolünü kaybedebilecek böylesine bir epik Tarantino’nun ellerinde bir başyapıta dönüştü. Peki, bunu nasıl başardı? Öncelikle Kill Bill filmiyle Tarantino bir fantezisini gerçekleştiriyordu. Öykündüğü filmlere birer birer selam çakıyor, (kimi eleştirmenler bunu çalmak olarak nitelendirmiştir) bunu yaparken de kurduğu fantezinin içine oldukça gerçekçi karakterler yerleştirerek o karakterler arasında kusursuz bir çatışma yaratıyordu. Bunun yanında filmin gel gitli kurgusu filme farklı bir lezzet katıyor, filmin heyecanını sürekli yüksek tutuyordu. Birinci bölüm ‘spagetti western’ler etkisindeki doğu tarzı bir filmken, ikinci bölüm doğu filmleri etkisindeki ‘spagetti western’ olarak tanımlanabilir. Kill Bill’den sonra B-filmlere bir saygı duruşu olan Ölüm Geçirmez (2007) filmiyle seyirciyle buluşan Tarantino Rezervuar Köpekleri filmiyle aldığı “kadınlara yer yok” eleştirisine de bir cevap veriyordu âdeta.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here